Biz köpeklerin, hele ki yavruysak evde güzel vakit geçirecek oyuncaklara ihtiyacımız vardır. Bazı oyuncakları sahiplerimizle oynarız, bazılarıysa ise kendi kendimize oynarız.
Oyuncaklar çeşit çeşittir. Peluş oyuncaklar, toplar, kalın ipler, frizbiler gibi. Her oyuncağın bir özelliği vardır aslında. Hepsi bir çeşit kemirme oyuncağı olsa da yapıları ve şekilleri itibariyle farklı özelliklere ve amaca sahip olabiliyorlar. Hele ki sahiplerimizle oynadığımız oyuncaklar belli bir amaç içindir ve biraz eğitim gerektirmektedir.
En basit oyuncak olan tenis topunu ele alırsak. Topla kendim oynamayı çok severim. Ağzımda tutarım, sıkmaya çalışırım, topu ağzımla biraz ileri atıp peşinde koşarım, ayağımla zaptetmeye çalışırım falan. Çok keyifli. Ama sahibimle oynarken, topla oynama şekli biraz değişiyor. Sahibimin topu alıp uzağa fırlatmasını ve zıplayan, yuvarlanan topun peşinden koşup yakalamayı da çok seviyorum. Topu aldıktan sonra ise onu tekrar sahibime götürüp bırakmam gerekiyor ki, o da yine topu atsın uzağa. Bunu öğrenmem gerekiyor. Bazen topu götürüp bırakıyorum ama bazen de topla başka yere gidip, yere uzanıp topu ısırarak kendim oynamaya devam ediyorum. Biraz oyunun heyecanından, biraz da topla yalnız oynamayı da çok sevdiğimden sahibimle oynarken onu unutuyorum :) Zamanla birlikte oynamayı daha iyi öğreneceğim. Sahiplerim benimle vakit geçirmeyi, benimle oynamayı çok seviyor. Bir de buna çok alışık olmadığımdan bu keyifli paylaşıma zamanla alışacağımı biliyorum. "Getir" ve "bırak" komutunu zaman zaman sahibimle çalışıyoruz. Eğitimlerimizi daha ileriki zamanda sizlere anlatacağım. Daha çok yeni başladık ve benim de önce anlamam lazım yaptıklarımızı :) Şimdilik, "otur" ve "bekle" komutlarını öğrendim. Biraz daha çalışıp iyice pekiştirmem lazım.
En sevdiğim oyuncaklar arasında küçük pembe domuzum var (benzeri yukarıdaki mavi su aygırı). Jel ve elastik bir malzemeden yapılmış, çok yumuşak değil ama biraz zorlayıp sıkınca cik cik ötüyor ve en güzeli de zıplıyor. Top gibi yuvarlak olmadığı için zıplarken hangi yöne gideceğini kestiremiyorsunuz. O yüzden de her zıplaması benim için sürpriz oluyor. Müthiş keyifli. Uzun uzun tek başıma oynuyorum bu oyuncakla.
Bir de çekince uzayan maymunum var (benzeri yukarıda peluş ayının solundaki eşşek). İki ucu peluş ve içinde yine cikleyen bir parça var. Bu iki peluş da çektiğinde uzayan bıraktığında kısalan bir çeşit yayla birleştirilmiş. İki ayağımla bir ucunu tutarken diğer ucunu ağzıma alıp çekiştiriyorum. Ya da sahiplerimle çekiştirmece oynuyoruz.
Oyuncağım olmayan ama olmasını çok istediğim şeyler de var. Mesela terlik, mesela çorap :))) Eğer görürsem fark etmeden kaçırıp bir kenarda oynuyorum ama sahiplerime yakalandığımda ağzımdan alıyorlar. Çok keyifli ama neden oynayamıyorum anlamıyorum :(((
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder