Sevgili Dostlar,
Önceki yazımda köpek mamaları hakkında biraz bilgi vermiştim. Piyasada bulunan çeşitli mamaların içerikleri ve bizlere olan faydaları/zararlarını anlatmaya çalışmıştım. Atlayanlar veya tekrar okumak isteyenler Beslenme-1'i ziyaret edebilirler.
Kaldığımız yerden devam edelim. Sahibiniz size uygun mamayı aldıktan ve ürün üzerinde bulunan kullanım tablosuna göre miktarı belirledikten sonra, bu mamanın bizlere servis edilmesi konusunda biraz bilgi vereyim.
Sahiplerim mamamı daha uygun olsun diye 12kg'luk ambalajda alıyorlar. Yaşım, büyüklüğüm ve kilom itibariyle bu miktarı 30 günde bitiriyorum. Bana kalsa 1 haftada silip süpürürüm, o kadar lezzetli ki gözüm dönüyor kokusunu alınca :) 30 gün boyunca mamanın bozulmadan, özelliğini kaybetmeden saklanması lazım. Bu büyüklükteki ambalajın özel kilitli bir ağızı var. Ancak sahiplerim aşağı yukarı bir haftalık mamamı başka bir saklama kabına koyuyorlar ve kalan büyük paketin havasını alarak ağzını iyice kapatıp kuru bir yere kaldırıyorlar. Böylece koca mama paketi hergün açılarak, hava ile temas etmiyor ve mamam daha taze kalıyor.
Mamamı bana özel bir kapta veriyorlar. Piyasada çeşitli ebatlarda ve çeşitli malzemelerden yapılmış mama kapları mevcut. Ama sahiplerim plastik mama kapları yerine paslanmaz inox (metal) kapları tercih etmişler, hem mama hem su için. Seramik kaplar da var, renk renk, boy boy. İnox ya da seramik olması daha iyi, plastikten daha sağlıklı, kir ve koku tutmuyor ve kolay yıkanıyorlar.
Günlük mama miktarım aşağı yukarı 450gr. 3 tepeleme su bardağı yapıyor. Sizlerde olduğu gibi, hatta bizim için belki daha da önemli, yemek saatlerimizin değişkenlik göstermemesi gerekir. Her ne kadar gün içerisinde acıksam da, hergün aynı saatlerde 2 öğün yemek yiyorum. Tercih edilen sabah daha az, akşam daha çok olmasıdır. Veteriner Hekimim Filiz ablamın tavsiyesi bu yönde. Bu yüzden her sabah saat 07:30'da 1 bardak, her akşam 19:30'da da 2 bardak yemek veriyor sahiplerim bana.
Günlük su ihtiyacımız da önemlidir. Benim en az 1 litre su içmem gerekiyor. Gün içerisinde yalnız kaldığım ve nispeten daha uyuşuk olduğum için, ve tuvaletim gelirse dışarı çıkaracak kimse de olmadığı için, sabah mamamla birlikte bir kupa taze, iyi su koyuyorlar su kabıma. Akşam üzeri annem eve geldikten sonra akşam yatana kadar daha hareketliyim. Bu nedenle günün bu saatlerinde daha çok su içiyorum. Su kabımı ağzına kadar suyla doldurmuyorlar. Her seferinde bir kupa veriyorlar. Suyum bittikçe tazeliyorlar. Böylece beklemiş su içmemiş oluyorum. Ve mutlaka sahiplerimin içtiği iyi sudan içiyorum, musluk suyu içmiyorum.
Su ve mama kaplarım düzenli olarak yıkanmalı. Nasıl ki sizler de yemek yediğiniz tabaktan onu yıkamadan tekrar yemiyorsanız, benim de mama kabım hergün yıkanmalı. Her ne kadar kuru mama da yesem, mamalar nemlidir görmediğimiz artıklar kalır ve bunlar bakteri oluşumuna neden olur. Mama kabını hergün 1 kere yıkamaya çalışın ya da en geç 2 günde bir. Su kabımın da yıkanması gerekiyor ama hergün değil. Haftada 1 ya da 4-5 günde 1 yıkansa yeterli olur. Yedek mama kaplarının olması yıkama telaşına girmenizi önleyebilir.
Yemeğimi yedikten sonra sahiplerim mama kabımı kaldırıyorlar. Bu hem mama kabımın her an gözümün önünde durmasını ve aklıma mama gelmesini önlüyor hem de kabın yerde durmasındansa kaldırılması daha hijyenik olur diye düşünüyorum.
Bu arada, yemeğimi ve suyumu hep aynı yerde veriyorlar. Bu kuralı da sevdim. Böylece hangi saatte ve nerede yemek yemem gerektiğini biliyorum. Bu yer dışında evde yemek yenmeyeceğini anlıyorum.
Bu arada, yemeğimi ve suyumu hep aynı yerde veriyorlar. Bu kuralı da sevdim. Böylece hangi saatte ve nerede yemek yemem gerektiğini biliyorum. Bu yer dışında evde yemek yenmeyeceğini anlıyorum.
Yemek terbiyem yavaş yavaş düzene giriyor. Sahiplerim yemek için mamam dışında yiyecek vermiyorlar (ödülleri saymıyorum). Onlar yemek yerken güzel kokular alıyorum ve yanlarına gidiyorum ama sofradan yemek vermiyorlar. Buna alıştım ve vermeleri için ısrar etmiyorum, çünkü vermeyeceklerini biliyorum. Yemek masasının etrafında biraz dolandıktan ve kokularla yetindikten sonra, yanlarında ya da içeride uzanıyorum. Biliyorum ki bir kere bana mamam dışında masadan bana bir lokma versinler, birşey yedikleri her seferde onları rahat bırakmayacağım. Bu kısırdöngü böylece devam edecek ve önüne geçilemeyecek bir hal alacak. Eh huyumu bildiğim için haklı da buluyorum onları. Onlar benim sahiplerim ve onlar nasıl uygun görüyorsa doğrusu odur. Çünkü benim iyiliğimi istediklerini biliyorum.










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder