Sevgili Sahipler,
Bugün sizlere beslenme düzenimden bahsedeceğim. Neler yiyorum, ne sıklıkta su içiyorum, sindirim sistemim nasıl düzene girdi, hepsini koca dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalışacağım.
Bildiğiniz gibi bebekliğim uzun süre sokaklarda geçti ve açlık nedir çok iyi biliyorum. Bu yüzden de sokaklarda gezerken nerede bir yiyecek artığı var bulmakta uzman oldum diyebilirim. Hiç sakınmadan ve bulduğumun da ne olduğuna çok aldırmadan bulduğum nimeti lop diye mideye indiriyordum. Şu sıralar bu alışkanlığımdan vazgeçmeye çalışsam da bebeklikten gelme bir dürtü olduğu için epey zorlanıyorum. Sahiplerim beni yeteri kadar besliyor ve sokakta beraber gezinirken olası bir yemek artığı gördüğümde yememem için beni uyarıyorlar. Bakalım, zamanla bu alışkanlığımdan tamamen kurtulurum inşallah.
Bizler için beslenme çok önemli. Özellikle 18 aylık olana kadar aldığımız besinler ileriki yaşlarda daha güçlü ve sağlıklı olmamıza yardımcı olmaktadır. Gelişme çağımızda bağışıklık sistemimizi güçlendirecek, beyin, kemik, kas ve göz gelişimini destekleyecek, protein ve enerji düzeyi "dengeli" besinler tüketmemiz gerekmektedir. Çünkü özellikle orta ve büyük ırk köpeklerde, bu gelişim döneminde, kalsiyum ve enerji oranı gereğinden fazla alınması fazla kiloya neden olmaktadır ve bu fazla ağırlık iskelet sisteminde bozukluklara neden olabilmektedir. Bu nedenle özellikle erişkin olana kadarki beslenmemiz ve ihtiyaç duyduğumuz besinler ölçülü ve kontrollü olması gerekmektedir. Tabii bunların yanında, tüm canlılar gibi vitamin ve minerallere de ihtiyacımız vardır.
Köpekler etçil olduğu için sindirim sistemimiz sizlerinki gibi değildir. Bazı besinleri kolay sindiririz ancak bazılarını ise çok zor sindiririz. Ama en önemlisi, glisemik endeksi yüksek tahılların zararlarıdır. Tahıllarda selüloz bulunmaktadır ve bunu sindirebilmek için otçul hayvanlarda bulunan selülaz enzimine gereksinim vardır. Bu enzim bizlerde olmadığı için glisemik endeksi yüksek tahılların çok tüketilmesi (mısır, buğday, pirinç, arpa, gluten unu, sorgum gibi), aslında siz insanların da başbelası olan, hipoglisemiye, obeziteye ve şeker hastalığına neden olmaktadır.
Piyasada birçok markanın çeşitli ürünleri bulunmaktadır. Bunları 2 gruba ayırabiliriz;
1-) Etin en verimsiz kısımlarından oluşan Et oranı %20-30 ve tahıl oranı %70-80 olan mamalar. Bu mamalar ayrıca zararlı koruyucu madde de içerirler.
2-) Kaliteli et oranı %70-80 ve tahıl oranı %20-30 olan mamalar. Daha doğal ürünlerden oluşmaktadır.
Aslında bu 2 grup mamayı ayırt etmek çok kolay. Ortalama 10-15kg'luk paket fiyatlarına baktığınızda özellikle marketlerde satılan ilk grubun fiyatı 50-100TL arasında değişirken, veteriner hekimlerinde ya da petshop'larda satılan ikinci grup mamaların aynı miktar fiyatları 200-250TL arasında değişmektedir (Fiyatlar mart 2015 itibariyledir). Özellikle internet üzerinden satış yapan petshop'lar, zaman zaman indirimler uygulamaktadırlar. Eğer bu promosyonları yakalayabilirseniz, 220TL'lik bir 12kg mamayı 180-190TL'ye alabilme şansınız olur.
Gramaj olarak hep yüksek miktarlara örnek verdim. Aynı ürünün 2-3kg'lik paketleri de mevcut ama kilo hesabı yaptığınızda 12kg'luk pakette mamanın kilosu 18TL'ye gelirken, aynı mamanın 75TL ve 3kg'lık pakette kilosu 25TL'ye gelmektedir. Benim gibi orta-büyük ırk bir köpek için (8 aylık ve 18,5 kiloyum), 12kg'luk mama 30-35 günlük yemek ihtiyacımı karşılamaktadır. Yani aşağı yukarı günlük 350gr. Bu günlük ölçüler mama paketlerinin arkasında, ırk büyüklüğü, yaş ve kilo tablosuna göre belirtilmektedir.
İyi ve kötü mama kullanımının hemen göze çarpan sonuçları aslında mama kalitesini ortaya çıkarmaktadır. Barınakta, yardımseverler ve bağış yapanlar sayesinde yemeğimiz oluyordu. Ancak çok kaliteli mama yiyemiyorduk. Ama sağolsunlar karnımız doyuyordu. Yeni yuvamda kaliteli mamaya geçtikten sonra 3 hafta içerisinde olumlu değişiklikler oldu hayatımda ve yaşam kalitem ciddi yükseldi :
- Biraz mide bulandırıcı olacak ama olsun. Dışkım sert (kabız), beyaz/gri renkte ve parça parçaydı. Şimdi çok rahat tuvalete çıkıyorum. Dışkım kahverengi renkte normal kıvamda.
- İlk gün eve gelmeden veterinerde yıkanmış olmama rağmen, ağızım ve tüylerim kokuyordu. Şimdi koku kalmadı.
- Tüylerim mat ve dökülüyordu. Şimdi ise gür, parlak ve canlı tüylerim var. Şu ara mevsim geçişi nedeniyle dökülüyor, o da normal.
- Alerjik reaksiyondan dolayı çok kaşınıyordum. Şimdi ise normal ölçüde, zaman zaman kaşınıyorum. Merak etmeyin, kaşınmayı tamamen kesemezsiniz, siz kaşınmıyor musunuz hiç? :))
İşin özü şüdür ki, hayvan sahipleri olan ya da olacak olanlara tavsiyem, mutlaka kaliteli mama kullansınlar. Belki 2 katına yakın bir bedel ödeyeceksiniz ama bizleri evlat edinirken sorumluluğunuzu hem maddi hem manevi hesaplamanız gerekmektedir diye düşünüyorum.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder